Hikâyemiz
Hikâyemiz
2017’den beri, en kıymetli hatıralarınız yanınızda.
Bir damla süt, bir ömürlük hikâye…
Bazı anlar vardır; yaşarken hiç bitmeyecekmiş gibi gelir.
Kucağınızda küçücük bir bebek…
Uykusuz geceler, minik eller, tanıdık bir koku ve yalnızca ikinizin bildiği o sessiz bağ…
Sonra zaman geçer.
O minik eller büyür. Geceler değişir. Emzirme yolculuğu sona erer.
Ama insan, o günlerden küçücük bir parçayı saklayabilmeyi ister.
Anne Sütü Kolye’nin hikâyesi tam da bu duyguyla başladı.
2017 yılında, anne ile bebeği arasındaki en özel bağlardan birini yıllarca saklanabilecek bir anıya dönüştürme fikriyle çıktım yola.
Bana emanet edilen her damlanın ardında başka bir hikâye vardı.
Kimi zaman aylarca süren güzel bir emzirme yolculuğu…
Kimi zaman zorluklarla geçen birkaç hafta…
Bazen bebeğin ilk saçları…
Bazen küçücük bir fotoğraf…
Bazen de yalnızca bir annenin, “Bu günleri hiç unutmak istemiyorum.” demesi…
Yıllar içinde binlerce hikâyeye dokundum.
Her parçayı yalnızca bir takı olarak değil, sahibine ait bir anıyı taşıyacak kişisel bir emanet olarak hazırladım.
Çünkü benim için değerli olan yalnızca ortaya çıkan kolye, bileklik ya da yüzük değil.
Onun içinde saklanan hikâye.
Bugün hâlâ 2017’de başladığım yerdeyim:
Bir annenin bana gönderdiği küçücük bir hatırayı, yıllar sonra eline aldığında ona o günleri yeniden hatırlatacak bir parçaya dönüştürüyorum.
Çocuklar büyüyor.
Zaman geçiyor.
Hayat değişiyor.
Ama bazı şeyler bizimle kalabiliyor.
2017’den beri, en kıymetli hatıralarınız yanınızda.
Örnek Hikâyeler
Güneş Kolye — Bir Hayalin Işığı
Güneş Kolye’nin hikâyesi, bir müşterimizin bize anlattığı hayalle başladı. Kalbinde taşıdığı hatırayı, güneş formunda bir kolyede saklamak istiyordu.
Onun tarifiyle başlayan yolculuk, çizimlerle şekillendi. Güneşin ışınları, kolyenin oranları ve hatıranın yerleşeceği bölüm üzerinde uzun süre çalıştık. Çizim masasından atölyeye uzanan bu süreçte, hayal edilen formu takılabilecek bir parçaya dönüştürmek için her ayrıntıyı yeniden değerlendirdik.
Sonunda bir zamanlar yalnızca kelimelerle anlatılan o hayal, elde tutulabilen bir kolye oldu. Bugün Güneş Kolye, bize emanet edilen bir fikrin ve onu gerçeğe dönüştürmek için verilen emeğin hikâyesini de taşıyor.
Kalp Kolye — Kalpte Başlayan Bir Tasarım
Bazı tasarımlar, birinin “Şöyle bir şey hayal ediyorum…” demesiyle başlar. Kalp Kolye de böyle doğdu.
Bir müşterimiz, kendisi için kıymetli olan hatırayı kalp biçiminde bir kolyede taşımak istediğini anlattı. Tarifini dinledik, çizimlere aktardık. Kalbin hatları, duruşu ve kişisel detayları taşıyacak alanı üzerinde uzun süren çalışmalar yaptık.
Ardından atölye aşaması başladı. Kâğıt üzerindeki çizginin gerçekte nasıl duracağını görmek, ayrıntıları yeniden ele almak ve tasarıma son şeklini vermek zaman aldı.
Sonunda müşterimizin hayali, kendisine ait bir hatırayla tamamlanabilecek bir kolyeye dönüştü. Kalp Kolye’nin bizim için özel oluşu da burada: İlk çizgisinden itibaren, birinin duygusuna yer açmak için hazırlandı.
Kapaklı Madalyon Kolye — Açıldığında Bir Hatıra
Kapaklı Madalyon Kolye’nin başlangıcında, bir müşterimizin hayali vardı: Kıymetli hatırasını içinde saklayabileceği, dilediğinde açıp bakabileceği bir kolye…
Bu isteği çizimlere taşımakla başladık. Madalyonun biçimini, kapağını ve içinde hatıraya ayrılacak alanı birlikte düşündük. Görünüşü kadar açılıp kapanma yapısının da özenle hazırlanması gerekiyordu.
Uzun süren çizim ve atölye çalışmalarında her ayrıntı üzerinde durduk. Hayal edilen parçanın elde nasıl hissedileceğini, boyunda nasıl duracağını ve içindeki hatırayı nasıl taşıyacağını değerlendirdik.
Sonunda o tarif, açılıp kapanabilen gerçek bir madalyona dönüştü.
Bizim için bu kolyenin hikâyesi, müşterimizin hayalini dinlediğimiz gün başladı. Her açılışında kişiye kendi hatırasını gösteren bu tasarım, o hayali birlikte gerçeğe dönüştürdüğümüz gün tamamlandı.